İsrail-Lübnan İlişkilerinde Kırılgan Bir Ateşkes: Rajagopal’ın Uyarıları
İsrail ile Lübnan arasındaki barışın tarihi boyunca her zaman kırılgan kaldığını vurgulayan analist Rajagopal, 2024’te yaşanan ateşkese dikkat çekerek, geçmişte bu tür anlaşmaların sıkça bozulduğunu hatırlattı. Rajagopal, söz konusu ateşkesin, İsrail’in sürdürdüğü geniş çaplı bir çatışma bağlamında değerlendirildiğinde daha da kırılgan hale geldiğini belirtti.
Rajagopal, “İsrail’in bu anlaşmaya sıkı sıkıya uyması ve Lübnan’ın güneyine yönelik kitlesel bombalama ve yerinden etme kampanyalarını durdurması şarttır” ifadelerini kullandı. Özellikle 2026’da planlanan saldırıların, geçmişteki saldırılara oranla önemli farklılıklar taşıdığını vurguladı.
Etkilenen milyonlarca insanın zorla tahliye edildiği, evlerin ve sivil altyapının hedef alındığı senaryoların köylerin kasten yerle bir edilmesiyle birleştiğine dikkat çeken Rajagopal, bu durumun, Gazze’de yürütülen benzer operasyonlarla kıyaslanabileceğine açıklık getirdi.
Rajagopal, İsrail’in bu tür askeri taktiklerini son derece endişe verici bulduğunu vurgulayarak, bu eylemlerin ağır suçlar ve uluslararası hukuk normlarına karşı işlenen saldırılar olduğunu ifade etti. Ayrıca, ateşkesin daha kötü senaryoların önüne geçmek için bir süre kazandırdığını ancak “Gazze modeli” uygulamalarının tehdit oluşturduğunu dile getirdi.
Son olarak, İsrail ordusunun yerinden edilmiş ailelere yönelik uyarı yayımlayarak, Lübnan’ın güneyine geri dönmemelerini istemesini eleştiren Rajagopal, “Bu uyarı, saldırının amacının bölgeyi tamamen Lübnan halkından boşaltmak olduğunu göstermektedir. Yerinden edilen insanların evlerine dönüş hakları vardır; bu hakka saygı gösterilmeyen bir ateşkes uluslararası hukuk açısından geçerli değildir” şeklinde konuştu.
Rajagopal’ın açıklamaları, Lübnan’daki durumu daha da karmaşık hale getiren bir dizi uluslararası hukuka aykırı davranışa ışık tutuyor.


