İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Soruşturmasında İddianame Detayları Ortaya Çıktı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, “İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü’ne yönelik yürütülen soruşturma çerçevesinde 407 kişi hakkında bir iddianame hazırladı. Bu dosya kapsamında 105 kişi tutuklu bulunurken, 5 kişi de “müşteki şüpheli” sıfatıyla yer aldı. İddianamenin dikkat çeken bölümlerinden biri, şüpheliler arasında yer alan Ekrem İmamoğlu ve bazı iş insanlarına yönelik “rüşvet” iddialarını içeren eylem başlıkları oldu.
Dursun Keleş’in İfadeleri Öne Çıktı
Soruşturma kapsamında alınan ifadeler arasında Dursun Keleş’in anlatımları dikkat çekiyor. Keleş, “Deniz İstanbul” projesinin sahibi ve koordinatörü olduğunu belirterek, Adem Soytekin ile projenin başlangıcında tanıştığını ifade etti. Keleş, Soytekin’in kendisine yardımlar yapılması gerektiğini belirttiğini ve bu yardımlar arasında daire verme teklifinin yer aldığını aktardı. Ancak Keleş, teklifi reddettiğini kaydetti.
İmamoğlu’nun Rolü ve Kreş Projesi
Keleş, Adem Soytekin’in görüşme sırasında, dönemin Beylikdüzü Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu kastederek, yardım talep ettiğini ifade ederken, İmamoğlu’nun “Madem anlaşamıyoruz, ben de projeyi tamamlatmayacağım” diyerek kendisine baskı yaptığı iddialarını dile getirdi.
Mustafa Keleş’in Beyanlarıyla İlgili İddialar
Mustafa Keleş de ifadelerinde, İmamoğlu ile olan ilişkisini ve kendisine yöneltilen rüşvet tekliflerini açıkladı. İmamoğlu’nun kendisinden bir villa isteyerek, maliyetini vermesini talep ettiğini ancak olumsuz yanıt aldığını belirtti. Ayrıca, İBB’ye destek olmak amacıyla 4 milyon lira yardım talebi aldığını ancak bunu pandemi koşullarında reddettiğini belirtti.
İmamoğlu ve Mustafa Keleş’in İletişim Kayıtları
İddianamede, İmamoğlu ile Mustafa Keleş arasında 3 Mayıs 2017 ile 26 Mayıs 2020 tarihleri arasında 32 kez irtibat kurulduğu tespiti yapıldı. İddianamede, İmamoğlu’nun rüşvet talebinde bulunduğu iddialarına ilişkin olarak direkt bulunmamakla birlikte dolaylı olarak baskı kurduğu ifade ediliyor.
Sonuç ve Yasal Süreç
Soruşturma sonucu elde edilen HTS kayıtları, ifadeler ve belgeler ışığında, İmamoğlu’nun da sürecin içinde yer aldığı ve bunun sonucunda usulsüz işlemlerin gerçekleşmesine göz yummuş olabileceği ifade ediliyor. İddianamenin içeriğinde yer alan detaylar, soruşturmanın seyri açısından oldukça kritik bir öneme sahip. Şimdi gözler, sürecin nasıl gelişeceği ve yargılamanın sonuçları üzerinde olacak.
