Atilla Karaoğlan’ın maç sırasında gösterdiği kartlar ve verdiği fauller büyük bir tartışma konusu haline geldi. Hakemlerin, maçtan sonra Acun Ilıcalı veya Metin Öztürk’ün demeç verip vermeyeceği endişesiyle yönetim sergilemeleri oldukça üzücü. Hakem kararları, oyun içerisindeki tutumları ve beden dillerine de yansıyor. Öyle ki, Nielsen’in ilk yarıyı kartsız geçirmesi, Szymanski’nin rakip takımın umut veren atağını kesmesi gibi durumlar, sarı kartla netleştirilmeliydi ancak bunlar atlandı.
Göztepe’nin hücumunda, 36. dakikada kaldırılan ofsayt bayrağı da hatalıydı. Bu pozisyon, bilerek oynanan bir top ile gerçekleşmişti. Heliton’un Dzeko’ya yaptığı hareket net bir sarı kartlıkken, bu da göz ardı edildi. Djalma’nın hareketi ise kaçınılmaz bir temas olmaktan öte, kontrolsüz bir davranıştı ve bu yüzden de sarı kartla cezalandırılması gerekiyordu. Heliton, Dzeko’yu ikinci yarıda da sert bir şekilde oynamaya devam etti ancak yine de kart görmedi. Karaoğlan, sahada vermesi gereken disiplin cezalarını uygulamaktan kaçındığında, kulübedeki gerginlik arttı ve bu kez yedek kulübeleri için de kartlar havada uçuştu. Bu durumu “ürkeklik” ve “korku” olarak değerlendirmek mümkün.
BÜLENT TİMURLENK – 3 PUAN ÜÇ NOKTALI
Daha önceki maçlar bir referans noktası olarak alındığında, Mourinho’nun evinde golsüz eşitlikle sonuçlanan maçtaki dizilişinden ve oyuncu seçimlerinden memnun kaldığı belli. Bu nedenle aynı tercihlerle başlama kararı aldı.
Orta saha solunda Szymanski, defans üçlüsü ise Yusuf ile şekillendi. Kostic’in yedek kalması, Tadic’in forvet arkasına geçmesi ve Dzeko’nun tekrar ilk 11’de yer alması dikkat çekti. Göztepe, ligin en flaş ekiplerinden biri ancak deplasmanlarda kazandıkları maç sayısı Beşiktaş karşılaşması ile sınırlı kaldı. Pas kalitesine önem vermeyen ve oyunlarını atletizm ile desteklemeye çalışan bir takımla karşılaşan Fenerbahçe, rakiplerinin ön alan baskısıyla etkisiz hale getirildi. Amrabat üzerine kurulan baskı ile birlikte, Fenerbahçe’nin kanatlarına top ulaştıramadığı ve rakip sahaya geçiş yapamadığı gözlemlendi.
Fenerbahçe, rakip ceza sahasına sadece dört kez girebildiği ilk yarıda golü bulan ancak üç net pozisyonu değerlendiremeyen Göztepe, ikinci yarıda bunun bedelini ödedi. Mourinho, dörtlü defansa geçerek kanada Maxi’yi alırken, Szymanski’yi iki santrforun ardına yerleştirdi. Göztepe’nin defans hatası, Fenerbahçe’nin ilk golünü bulmasını sağladı ve 10 kafa golü atan ev sahibi takım, Nesyri ile farkı ikiye çıkardığında Mourinho’nun takımı kendini rakiplerine karşı üstün konuma getirdi. Ancak İzmir ekibi, yalnızca iki dakika içinde Oğuz’un muazzam golüyle geri dönüş yaptı. Göztepe, çıraklıktan kalfalığa geçişte usta bir tokat almış oldu. Mourinho, maçın başındaki yanlışları düzeltmeyi başardı ancak transfer edilen iki güçlü stoperden sonra oynanan futbol konusundaki endişelerini belirtmekten geri durmuyor. “Yaratıcılığı Tadic’e bağlı takım, o vasat futbol oynadığında ne yapacak?” cümlesi, Lyon
