İsrail Cezaevlerinde Yaygın İşkence Uygulamaları Raporu: Filistinli Tutukluların Dramı
İsrail merkezli Haaretz gazetesinin ortaya koyduğu araştırmaya göre, son üç yılda cezaevlerinde gerçekleştirilen insan hakları ihlalleri, “işkence kampları” benzeri bir duruma dönüşmüş durumda. Bu uygulamalar, gizli yürütülmediği gibi, soykırımcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir’in seçim kampanyasının odağında aleni bir devlet politikası olarak sürdürülüyor.
Habere göre, İsrail Yüksek Mahkemesi’nin tutuklulara yeterli beslenme sağlanması ve Kızılhaç ziyaretlerinin yeniden başlatılması yönündeki kararlarına rağmen, cezaevlerinde hiçbir değişiklik sağlanmadı. Eylül 2023 itibarıyla cezaevlerinde bulunan 9 bin 329 Filistinli tutukludan yalnızca %16’sının mahkemece tutuklandığı, geri kalanların ise suçlama yapılmadan tutuklandıkları belirtildi.
Dramatik Tanıklıklar: Açlık ve Şiddet
Nisan 2025 ile Temmuz 2026 arasında çeşitli cezaevlerinden tahliye edilen beş Filistinli tutuklunun ifadeleri, cezaevi koşullarının korkunçluğunu gözler önüne seriyor. Tanıklıklarda, her birinin açlık nedeniyle vücut ağırlıklarının %15 ila 50’sini kaybettiği, fiziksel şiddete maruz kaldıkları ve koğuşlardaki yaygın uyuz salgınından etkilendikleri aktarılıyor. Bu durumun özellikle İsrail Cezaevi Hizmetleri’nin ilk müdahale gücü “Keter” birimi tarafından sistematik olarak uygulandığı vurgulanıyor.
55 yaşındaki gazeteci Ali Semudi, cezaevinin “yaşayanlar için mezarlığa” dönüştüğünü ifade ederek, “Ramazan’ın üçüncü günü gardiyanlar, duşta çıplak olan esirlere plastik mermi sıktı” şeklinde bir olay anlattı. Ayrıca, yemeklerin yetersizliğine de dikkat çekti ve gardiyanların hasta esirlere yönelik davranışlarının dehşet verici olduğunu aktardı.
Kadın ve Çocuk Tutukluların Acı Hikayeleri
Kadın tutukluların maruz kaldığı insanlık dışı uygulamalar da dikkat çekiyor. Kalp hastası ve beş çocuk annesi Hiba Alavi, Damon Cezaevi’nde kaldığı süre boyunca kötü muameleye maruz kalmış. Alavi, haneye gaz bombalarının atıldığını ve avluda darbedildiklerini aktardı.
Hamile ve reşit olmayan çocukların cezaevindeki durumu da kritik. Düzenli ilaç kullanan kadınların tedavi edilmediği, hamile esirlere dahi yardım edilmediği belirtilirken, küçük kız çocuklarının yer aldığı hücrelerde yaşanan korkutucu manzaralar gözler önüne serildi.
Cezaevlerinde Yaşanan Korkunç Olaylar
Samer Huveyra ve Rebi Ebu Naim gibi diğer tanıklar, cezaevi baskınlarında yaşadıkları şiddet ve işkenceleri detaylı bir şekilde anlattı. Huveyra, cezaevinin koşullarını “Mars’ta ne olup bittiğini anlamaya çalışmak gibi” tanımladı ve yaşamış olduğu travmayı dile getirdi.
İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir ise, hapishaneler üzerinde yürütülen insanlık dışı uygulamaları destekler şekilde, “Gururluyum ki, hapishaneleri teröristler için bir kabusa çevirdim.” diyerek politikalarını savundu.
Bu rapor, cezaevlerinde devam eden insan hakları ihlallerinin ne denli ciddi boyutlara ulaştığını ve mağdur olan Filistinli tutukluların dramını bir kez daha gözler önüne serdi.
