GÜRCAN BİLGİÇ – KAZANMAYI BİLMEK!
Maç, Kasımpaşa’nın etkili oyunuyla “neler oluyor?” sorusunu akla getirerek başladı. Fenerbahçe’nin önde uyguladığı baskıya, Kasımpaşa’nın pas köprüleri ile karşılık vermesi dikkat çekiciydi. Bu durum, Kasımpaşa’nın iki net pozisyondan yararlanmasını sağladı. Hemen ardından, Fred’in derin pasında En Nesryi’nin bulduğu golle Fenerbahçe kendine geldi ve maçın havası bir anda değişti. Bu, Mourinho’nun daha önce vurguladığı “defansif kültüre” dönme fırsatı sundu.
Fenerbahçe, santrforları sayesinde topu sağa-sola çevirerek, Kasımpaşa’nın sert baskısına karşı olabildiğince temkinli oynamaya karar verdi. Seyirci tepkilerinden çekinmeden geriye doğru paslar atarak savunmaya ağırlık kazandırdılar. Amrabat’ın oyun alanına girmesiyle “Geriye pas yapamayacak yere geldi” düşüncesi içten içe belirmeye başladı. Bu süreçte, kaleciyle olan etkileşim de oldukça fazlaydı.
Burada oyuncunun yanlış bir durumda olduğu söylenemez; çünkü teknik direktör, “bir gole üç puan, beş gole de” şeklinde bir anlayış yerleştirmiş durumda. Talisca’nın sahada etkisiz kalmasının ardından Edin Dzeko’nun oyuna girmesi, ardından gelen bir asist ve etkili paslarla maçın bitişine katkı sağladı. Dzeko, uzun toplardaki katkısıyla takımı rahatlattı. Kadıköy tribünleri, sanki Galatasaray ile mücadele ediyorlarmış gibi yoğun bir destek verdi. Gece, İtalyan futbol anlayışının devamı, En Nesryi’nin gol performansı ve galibiyet serisinin sürdüğü bir sonuçla sona erdi.
