Dünya Bankası’nın Ocak Ayı Küresel Ekonomik Beklentiler Raporu Yayınlandı
Banka, 2024 yılına dair Küresel Ekonomik Beklentiler Raporu’nun ocak sayısını kamuoyuyla paylaştı. Rapor, devam eden ticaret gerilimleri ve belirsizliklere rağmen küresel ekonominin beklenenden daha dirençli olduğunu ortaya koyuyor.
Gelecek iki yıl boyunca küresel ekonomik büyümenin istikrarlı kalacağı öngörülüyor. 2025 için yüzde 2,7 olarak tahmin edilen büyüme oranının 2026’da yüzde 2,6’ya gerilese de 2027’de yeniden yüzde 2,7 seviyesine çıkacağı bildirildi. Önceki raporlara göre, Dünya Bankası, 2024 yılındaki dünya ekonomisi büyüme tahminini yüzde 2,4 ve 2025 için ise yüzde 2,6 olarak belirlemişti.
Raporda, ABD’deki büyüme tahmininde gözlemlenen yukarı yönlü revizyonun, küresel ekonomideki direncin önemli bir kaynağı olduğu vurgulanıyor. Ancak, bu tahminlerin geçerli olması durumunda, 2020’lerin 1960’lardan bu yana en zayıf küresel büyüme on yılı olabileceği ifade ediliyor.
Küresel enflasyonun, iş gücü piyasasındaki zayıflama ve enerji fiyatlarındaki düşüşle 2026’da yüzde 2,6 seviyesine gerilemesi bekleniyor.
ABD ve Avro Bölgesi Büyüme Tahminlerinde Artış
Raporda, ABD ekonomisinin büyüme tahmininin bu yıla yönelik olarak yüzde 1,6’dan yüzde 2,2’ye çıkarıldığı belirtilirken, gelecek yıl için tahminin yüzde 1,9 olarak korunduğu aktarıldı. Avro Bölgesi’nin büyüme beklentisi de benzer şekilde güncellenerek, 2024 için yüzde 0,8’den yüzde 0,9’a ve 2025 için yüzde 1’den yüzde 1,2’ye yükseltildi.
Çin için de büyüme tahminlerinde yukarı yönlü revizyona gidildi. Ülke ekonomisi için bu yılki büyüme beklentisi yüzde 4’ten yüzde 4,4’e, gelecek yıl için ise yüzde 3,9’dan yüzde 4,2’ye çıkarıldı.
Türkiye’nin Ekonomik Beklentileri İyileşiyor
Türkiye ekonomisi için bu yıl yüzde 3,7, gelecek yıl ise yüzde 4,4 oranında büyüme öngörülüyor. Önceki tahminlere göre Türkiye için 2026 yılında yüzde 3,6 ve 2027’de yüzde 4,2 büyüme bekleniyordu.
Raporda, Türkiye’deki ekonomik faaliyetin güçlü iç talep, özellikle inşaat yatırımları ve uygulanan parasal gevşeme ile desteklendiği kaydediliyor. Özel tüketimin artan reel ücretlerle büyümeye devam etmesi beklenirken, cari işlemler açığının genişleyeceği, ancak mali açığın deprem sonrası yeniden inşa harcamalarındaki azalmayla daralmasının öngörüldüğü ifade ediliyor.
