Döviz Dönüşüm Desteği Artıyor: İhracatçılar Beklentisini Yükseltiyor
Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın yaptığı son açıklamada, döviz dönüşüm desteğinin 1 Ekim itibarıyla artırılacağı bilgisi, sanayiciler arasında heyecan yarattı. Uzun zamandır bu desteğin artmasını bekleyen sektör temsilcileri, destek mekanizmalarının gerçek maliyet yapılarını dikkate alması gerektiğine vurgu yapıyor.
Akdeniz Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği (ADMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Rahmi İnceatan, Türkiye’nin ihracatçı sektörlerinin küresel pazardaki rekabet gücünü artırmak için yeni destek düzenlemelerinin hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti. İnceatan, bu noktada demir çelik sektörünün daha üst seviyede desteklenmesi gerektiğinin altını çizdi. İhracatçıların sadece iş gücü ile değil, üretim süreçleri, işçilik ve enerji maliyetleri ile uluslararası rekabet şartları bakımından da değerlendirilmeleri gerektiğine dikkat çeken İnceatan, ihracatçıların maliyet baskısıyla başa çıkmakta zorlandıklarını dile getirdi.
İnceatan, Türkiye’nin bazı sektörlerde yalnızca Çin değil, Avrupa’daki rakipleriyle de rekabet edemediğine vurgu yaptı. “Bugün Çin ile fiyat rekabeti yapmakta zorlanıyoruz. Sorun sadece bu değil; bazı alanlarda Avrupa rakiplerimizden bile daha yüksek üretim maliyetleriyle karşı karşıyayız,” dedi. Artan maliyetleri ürün fiyatlarına tam olarak yansıtamadıklarından yakınan İnceatan, global pazardaki alternatiflerin çokluğu nedeniyle fiyat artışlarının ihracatçıların kâr marjı ve rekabet gücünü olumsuz etkilediğini belirtti.
İşçilik maliyetlerinin yanı sıra enerji, finansman ve lojistik giderlerinin de sanayicinin rekabet gücü üzerinde önemli etkiler yarattığını ifade eden İnceatan, “İşçilik maliyetleri önemli bir yük oluşturuyor ama bu tek başına yeterli bir değerlendirme değil. Enerji maliyetleri de üretim maliyetlerinin büyük bir kısmını kapsıyor. Tüm bu giderler, ihracatçının üzerindeki toplam maliyet baskısını artırmakta,” şeklinde konuştu.
Sanayicilerin, döviz dönüşüm desteğindeki artışla birlikte maliyetlerin düşmesini ve rekabet avantajının yeniden kazanılmasını umut ettikleri gözlemleniyor.



