Bundesbank’tan Avrupa’da Artan Borç ve Piyasalarda Keskin Düzeltme Riski Uyarısı
Almanya Merkez Bankası (Bundesbank), Avrupa’daki yükselen borç düzeyleri ve aşırı değerleme durumlarının finans piyasalarda riskler oluşturduğuna dair önemli uyarılarda bulundu. Bankanın Yönetim Kurulu Üyesi Michael Theurer, Alman ekonomisinin yapısal sorunlarla karşılaştığını ve borsa ile tahvil piyasalarındaki yüksek değerlerin büyük ve ani düzeltmeler riski taşıdığını ifade etti.
Bundesbank, yeni yayınlanan 2025 Mali İstikrar Raporu’nu kamuoyuyla paylaştı. Raporda, jeopolitik gerginlikler, ticaret savaşları ve artan kamu borcunun getirdiği zorlukların Alman finans sistemini zorlamaya başladığına dikkat çekildi.
Rapor, özellikle Alman bankalarının kreditörlük faaliyetlerindeki riskin arttığına ve bu durumun gelecekte de devam edeceğine işaret etti. Fransa ve İtalya gibi bazı Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkelerdeki yüksek kamu borçlarının, finansal istikrar açısından riskleri artırdığı vurgulandı.
Son yıllarda sorunlu kredi oranlarının istikrarlı bir şekilde yükseldiğine dikkat çeken Bundesbank, başlangıçta özellikle ticari gayrimenkul sektörünün etkilendiğini, ancak bu zayıflığın diğer sektörlere de yayıldığını belirtti. Buna ek olarak, Almanya’daki konut emlak sektöründeki kırılganlıkların azalmasına rağmen ticari emlakın hala tehlikede olduğu ifade edildi.
Michael Theurer, "Borcun sürdürülebilirliğini sağlamak için Avrupa’nın ekonomik büyümede istikrar elde etmesi gerekiyor” dedi. Yapısal reformlar ve mali disiplinin önemine değinen Theurer, Almanya’nın, Avro Bölgesi içinde istikrarın teminatı olarak özel bir sorumluluğa sahip olduğunu vurguladı.
Öte yandan, İngiltere Merkez Bankası (BoE) da yakın zaman önce benzer risklere dikkat çekmişti. BoE’nin Finansal Politika Komitesi, yapay zeka kaynaklı bir çöküş ya da Fed’in bağımsızlığı ile ilgili endişelerin küresel piyasaları etkileyebileceğini kaydetmişti. ABD piyasa değerlemelerinin tarihi zirvelere yaklaştığı bilgisi de raporda yer aldı.
Mali istikrar ve piyasa düzeltme riskleri konusundaki bu uyarılar, Avrupa’nın önümüzdeki dönemde karşı karşıya kalabileceği zorlukları bir kez daha gözler önüne seriyor.
