USD45,91
%0.47
EURO53,42
%-0.06
EURO/USD1,16
%-0.07
BIST13.662,75
%-1.64
Petrol96,10
%2.87
GR. ALTIN6.658,45
%-0.88
BTC0,000000
%0
  1. Haberler
  2. Ekonomi
  3. Biyodönüşüm, plastik kirliliği sorununun geçici bir çözümü olabilir mi?

Biyodönüşüm, plastik kirliliği sorununun geçici bir çözümü olabilir mi?

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Biyodönüşüm Teknolojisi ile Plastik Sorununa Geçici Çözüm Arayışı

Plastik atıkların doğadaki etkilerini en aza indirmek ve sürdürülebilir bir çevre oluşturmak adına çalışmalar sürerken, atıkları geri dönüştürmenin yanı sıra toplanamayan plastikler için geçici çözüm önerileri gündeme geliyor. Temiz Dünya Çevre Teknolojileri, Polymateria’nın geliştirdiği biyodönüşüm teknolojisini Türkiye’de temsil ederken, bu yöntemle plastiklerin doğaya karıştığında mikroorganizmalar tarafından parçalanabilmesini sağlamayı amaçlıyor.

Biyodönüşüm teknolojisi, plastik üretiminde kullanılan hammaddelere belirli bir oranla eklenen masterbatch adı verilen bir katkı ile gerçekleştiriliyor. Bu süreçte amacın, plastik ürünlerin kullanım sırasında dayanıklılığını korurken doğada parçalanabilme özelliği kazandırmak olduğunu belirten Temiz Dünya Çevre Teknolojileri Genel Müdürü Orkan Uzunyayla, bu uygulamanın polietilen ve polipropilen gibi yaygın plastiklere uygulandığını ifade ediyor.

2026 yılına kadar yürürlüğe girmesi planlanan ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından görüşe açılan Tek Kullanımlık Plastiklere İlişkin Yönetmelik Taslağı ile Türkiye’nin plastik kullanımında önemli kısıtlamalar öngörülüyor. Uzunyayla, plastik kullanımını azaltmak, yeniden kullanmak ve geri dönüşüm süreçlerini önceliklendirdiklerini vurguluyor. Biyodönüşümün ise mevcut sistemlerin dışında kalan plastikler için bir ek güvenlik katmanı olduğunu belirtiyor.

Biyodönüşüm yöntemi ile ilgili olarak Uzunyayla, eklenen biyodönüşüm katkısının mevcut üretim hatlarında kullanılabildiğini ve üreticilerin yeni bir hat kurmaları gerekmediğini aktarıyor. Biyodönüşüm, ürünler raf ömrü boyunca işlevini korurken, geri dönüştürülmediği takdirde uygun koşullarda parçalanarak doğal çevrede yok olabilme potansiyeline sahip.

Dünya genelinde 2019 yılında ortaya çıkan 353 milyon ton plastik atığın yalnızca yüzde 9’unun geri dönüştürüldüğü ve 22 milyon tonunun doğaya karıştığı bilgisine değinen Uzunyayla, Türkiye’nin döngüsel ekonomi politikalarında bu tür teknolojilerin de değerlendirilmesini talep ediyor. Karasal alanlarda plastik kalıcılığını azaltmanın denizlere taşınan plastik kirliliğini de azaltabileceğini savunurken, bu teknolojinin denizdeki plastiklerin parçalanması için tasarlanmadığını da vurguluyor.

Uzunyayla ayrıca, biyodönüşüm teknolojisinin etkinliğini destekleyen bilimsel çalışmalara da dikkat çekiyor. Önde gelen akademik dergilerde yer alan araştırmalar, bu ürünlerin belirli koşullarda biyolojik olarak parçalanabileceğini ortaya koyuyor. Türkiye’de 20’den fazla tek kullanımlık plastik üreticisinin bu teknolojiyi kullanarak üretim yaptığını belirten Uzunyayla, bazı yerli markaların bu yöntemi ürünlerine adapte ettiğini ifade ediyor.

Son olarak, Uzunyayla, biyodönüşümün tüketicinin geri dönüşüm sorumluluğunu sıfırlamadığını ve bu teknolojiyi bir plastik kullanım lisansı olarak görmediklerini belirtirken, sağlıklı bir değerlendirme için ilgili kurumların iş birliği içerisinde kapsamlı incelemeler yapması gerektiğinin altını çiziyor.

Biyodönüşüm, plastik kirliliği sorununun geçici bir çözümü olabilir mi?
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Sondaki Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Sondaki Haber ile Sohbet Et

Sondaki Haber ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.