Milli Görüş Nedir? Milli Görüş, Türkiye’nin siyasal ve toplumsal hayatında derin izler bırakmış bir ideoloji ve harekettir. Bu görüş, 1969 yılında Necmettin Erbakan liderliğinde kurulmuş olan Milli Nizam Partisi ile başlayan bir siyasi hareket olarak ortaya çıkmıştır. Milli Görüş, özellikle Türkiye’nin İslam kültürü ve değerlerine dayanan bir devlet ve toplum yapısını savunan, Batı taklitçiliğini eleştiren, ekonomik bağımsızlığı ve ahlaki kalkınmayı öncelikli hedefler olarak belirleyen bir anlayışı temsil eder. Bu bağlamda, Milli Görüş hareketi sadece bir siyasi hareket değil, aynı zamanda kültürel ve ahlaki bir dönüşümün temel taşı olarak görülmektedir.
Milli Görüş’ün ana ilkeleri, ahlaki ve manevi değerlere dayalı bir toplum oluşturmak, Batı’nın materyalist ve sömürücü düzenine karşı durmak, Türkiye’nin bağımsızlığını ekonomik, siyasi ve kültürel alanda tam olarak tesis etmektir. Bu hedefler doğrultusunda, adil bir düzenin kurulması gerektiğini savunan Milli Görüş, “önce ahlak ve maneviyat” ilkesini vurgular.
Milli Görüş’e İhanet Edenler Kimlerdir? Milli Görüş ideolojisinin ortaya çıktığı günden bu yana, harekete destek verenler kadar, bu değerlere sırtını dönenler ve hareketten ayrılanlar da olmuştur. Bu kişiler ya zaman içinde değişen siyasi koşullara ayak uydurmak istemiş ya da kişisel çıkarları doğrultusunda Milli Görüş’ten kopmuşlardır. İhanet olarak adlandırılan bu durum, sadece bir siyasi ayrışma değil, aynı zamanda Milli Görüş’ün temsil ettiği ahlaki ve manevi değerlerden uzaklaşma olarak değerlendirilir.
1. Siyasi İhanet Milli Görüş’ten ayrılan birçok siyasetçi, Erbakan’ın ideallerinden koparak farklı partilere geçmiş ya da kendi partilerini kurmuşlardır. Bu durum, Milli Görüş hareketi içinde büyük bir hayal kırıklığına yol açmıştır. Erbakan’ın vefatından sonra, özellikle bazı önemli isimler, onun çizgisinden sapmış ve Milli Görüş tabanında derin yaralar açmıştır. Bu kişilerin, Batı yanlısı politikalar izlemeleri, küresel sistemle uzlaşmaları ve ahlaki değerleri geri plana itmeleri, hareket içinde bir ihanet olarak algılanmıştır.
2. İdeolojik İhanet Milli Görüş’ten kopmanın bir diğer boyutu ise ideolojik sapmalardır. Milli Görüş, Batı’nın materyalist ve kapitalist sistemine karşı, adil ve ahlak temelli bir ekonomik düzeni savunmuştur. Ancak hareketten kopan bazı isimler, bu değerlere sırtını dönerek kapitalist ve neoliberal politikalara destek vermiştir. Bu, sadece Milli Görüş hareketinin ekonomik anlayışına değil, aynı zamanda ahlaki değerlerine de bir ihanet olarak kabul edilir.
3. Manevi İhanet Milli Görüş, İslam ahlakını ve maneviyatını merkeze alan bir toplum inşasını hedeflemiştir. Hareketten ayrılan bazı kişiler, bu manevi değerleri göz ardı ederek, seküler ve Batıcı bir yaşam tarzını benimsemişlerdir. Bu durum, Milli Görüş tabanında derin bir hayal kırıklığı yaratmış ve bu kişilerin hareketin özüne ihanet ettikleri düşünülmüştür.
İhanet Nedenleri Milli Görüş hareketinden kopan ve ihanet eden kişiler için birçok sebep sıralanabilir. Bunların başında pragmatizm, güç arzusu ve dünya siyasetindeki değişen dinamiklere uyum sağlama çabaları gelir. Özellikle 1980’li ve 1990’lı yıllarda, Türkiye’nin küresel ekonomiyle entegrasyonu, birçok siyasetçinin Batı yanlısı politikalara kaymasına neden olmuştur. Bu kişiler, Milli Görüş’ün ekonomik bağımsızlık ve yerli sanayiye dayalı kalkınma modelinden uzaklaşarak, küresel sistemle entegrasyonun daha kazançlı olacağını düşünmüşlerdir.
Ayrıca, kişisel hırslar ve güç mücadeleleri de bu ihanetlerin arkasındaki itici güçlerden biri olmuştur. Milli Görüş’ün temsil ettiği ilkelerle örtüşmeyen kişisel çıkarlar, zaman içinde hareketten ayrılmalara yol açmıştır.
Sonuç Milli Görüş, Türkiye siyasetinde ve toplumunda derin köklere sahip bir harekettir. Ancak bu harekete ihanet edenler, sadece siyasi ve ideolojik olarak değil, ahlaki olarak da büyük bir kopuş yaşamışlardır. Milli Görüş’e ihanet edenlerin arkasındaki temel motivasyonlar, kişisel çıkarlar, güç arzusu ve küresel sisteme uyum sağlama çabası olarak sıralanabilir. Bu ihanetler, hareketin özüne zarar vermiş olsa da, Milli Görüş’ün ilkeleri ve idealleri, toplumsal hafızada varlığını sürdürmeye devam etmektedir.
Erbakan’ın mirası ve Milli Görüş’ün savunduğu değerler, ihanetlere rağmen Türkiye’nin geleceği için önemli bir referans noktası olmaya devam etmektedir. Bugün, bu idealleri yaşatmak ve yeniden inşa etmek, hareketin sadık mensuplarının en önemli sorumluluklarından biridir.
Erkan Karagöz
Yeniden Refah Partisi
Genel Merkez Halkla İlişkiler Başkan Yardımcısı