Bakanlık tarafından açıklanan vergi borçluları listesinde yer alan çok sayıda akaryakıt firması, sektördeki kayıt dışılıkla mücadelenin önemini bir kez daha gözler önüne serdi.
Edinilen bilgilere göre, Gelir İdaresi Başkanlığı, akaryakıt piyasasındaki kayıtdışılığı engellemek için ilgili kurumlarla işbirliği içerisinde pek çok önlem aldı.
Akaryakıt istasyonlarındaki pompalara ödeme kaydedici cihazların bağlanmasıyla ilgili ilk düzenleme 2003 yılında gerçekleştirildi. Ancak zamanla bu uygulamada bazı suiistimaller yaşandığından, yeni tedbirler almak gerekti.
Başkanlık, akaryakıt istasyonlarındaki ödeme kaydedici cihazların güvenliğini artırmak için yenilikçi çözümler geliştirdi. Bu cihazlar, dışarıdan müdahaleye kapalı olan ve anlık bilgi paylaşımı yapabilen yeni nesil cihazlarla değiştirildi. Böylece tüm satışlara ait verilerin anlık olarak Başkanlığa iletilmesi sağlandı.
Bu çerçevede, akaryakıt piyasasına yönelik önemli yasal düzenlemeler de hayata geçirildi. Faturaların malın teslim edildiği veya hizmetin yapıldığı anda düzenlenmesi zorunluluğu getirildi.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, bu düzenlemeler ve artan saha denetimleri sayesinde kayıtdışılığı azaltma oranını artırdıklarını belirtti. Ayrıca, akaryakıt istasyonlarında Ulusal Taşıt Tanıma Sistemi’nin uygulanması da 1 Ocak itibarıyla yürürlüğe girecek.
Devlet, tüm sektörlerde vergi kayıp ve kaçaklarının takibine devam edecek.
TEMİNAT UYGULAMASI GETİRİLDİ
Akaryakıt piyasasında faaliyet gösteren dağıtıcılar ve bayilerden, ilk defa lisans alacak olanlar ile mevcut lisans sahiplerinden teminat alınmaya başlandı. Teminat verilmediği takdirde işlerin durdurulması söz konusu olacak.
Bu uygulama, sektörün mali dayanıklılığını arttırıyor. Böylece 2018 yılında 120 civarında olan dağıtıcı lisansı sahibi sayısı 35’e geriledi.
Dışarıdan yapılan müdahalelerle satışların kayıtlara geçirilmesi engelleniyor. Bu tür eylemler vergi kaçakçılığı suçu kapsamında değerlendiriliyor. Kayıtdışı işlemler için de 3 yıldan 8 yıla kadar hapis cezası öngörülüyor.
Bu durum, lisansın iptali ve geçici durdurma kararını beraberinde getiriyor. İdari para cezasının ödenmesi, lisansa konu tesis için yeni bir lisans verilmemesi adına düzenlendi.
SAHA DENETİMLERİ YAPILDI
Lisans başvurusu, değişiklik veya uzatma taleplerinin yerine getirilebilmesi için Sosyal Güvenlik Kurumu’na olan borçların ve vergi dairelerine olan vadesi geçmiş borçların bulunmaması şartı getirildi. Böylelikle, borcu olanların taleplerinin sadece ödemeleri durumunda karşılanması sağlandı.
Ayrıca, dağıtıcıların akaryakıt alımını başka bir dağıtıcıya satmalarının da önüne geçildi.
Sektörde, faturanın mal tesliminde düzenlenmesi zorunluluğu getirildi. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) da bayi denetim sisteminin kurulması için gerekli önlemleri aldı. Saha denetimleri sayesinde sektör de yakından izleniyor.
Bu yıl içerisinde akaryakıt ve LPG istasyonlarında 4 bin 475 mükellef ve 53 bin 396 pompada 293 bin 966 tabanca denetlemesi yapıldı.
ULUSAL TAŞIT TANIMA SİSTEMİ’NE GEÇİLECEK
Uygulamanın dikkatle takip edilmesi ve tüm paydaşların işbirliği içinde çalışması gerektiğini vurgulayan Şimşek, “Bu süreçte karşılaşılabilecek zorluklar çözüme kavuşturulacak ve sistemin etkinliğinin artırılması için gerekli adımlar atılacaktır.” sözlerini ekledi.
Hükümetin, akaryakıt sektöründe verimliliği artırarak kayıt dışı ekonomiyi minimize etme hedefinin, ekonomik istikrar açısından son derece önemli olduğunu belirten Bakan Şimşek, “Bu tür yenilikler, hem devletin vergi gelirlerini artıracak hem de piyasada adaleti sağlayacaktır.” şeklinde değerlendirmelerde bulundu.
Özellikle akaryakıt ve LPG sektöründe dijitalleşmenin artmasıyla birlikte, işlemlerin daha şeffaf hale geleceğini ve aynı zamanda manipülasyonlara karşı önemli bir güvenlik mekanizması oluşturulacağını ifade etti. Şimşek, bu sistemin tüm Türkiye genelinde uygulanmasının ardından sektördeki sorunların büyük ölçüde azalacağını ve tüketicilerin de daha güvenilir hizmet alacağını umduğunu dile getirdi.
Uygulama ile ilgili çalışmaların hızla ilerleyeceği müjdesini veren Hazine ve Maliye Bakanı, “Ulusal Taşıt Tanıma Sistemi, sadece akaryakıt sektöründe değil, diğer sektörlerde de benzer sistemlerin kurulabilmesi için örnek teşkil edecek.” şeklindeki yorumlarıyla, gelecekteki düzenlemelerin de habercisi oldu.
Sonuç olarak, bu düzenlemeler ve sistemin devreye girmesi ile birlikte, öngörülen hedeflerin gerçekleşmesi için gerekli altyapının oluşturulmuş olacağını, böylece hem ekonomiye hem de kamuya fayda sağlayacak bir gelişim sürecinin yaşanacağını belirtmek mümkündür.



