Philadelphia’da Temyiz Mahkemesi’nden Halil Kararına İtiraz
Philadelphia’daki Üçüncü Bölge Temyiz Mahkemesi, New Jersey Bölge Mahkemesi’nin Filistinli aktivist Mahmud Halil’in göçmenlik hapishanesinden serbest bırakılması yönündeki kararını bozdu. Bu gelişmeyle birlikte, ABD hükümetinin Halil’i yeniden gözaltına alma ve sınır dışı etme yetkisi elde edilmiş oldu.
Mahkeme heyeti, Halil’in serbest bırakılmasına yönelik dilekçenin alt mahkeme tarafından reddedilmesi gerektiğine hükmederek, göçmenlik davalarının farklı usullerle ele alındığını ve bir bölge mahkemesinin bu konuda yargı yetkisi bulunmadığını ifade etti. Üç yargıçtan oluşan heyetin iki üyesi, federal göçmenlik yasalarına göre sınır dışı etme kararlarına itirazın doğrudan bir federal temyiz mahkemesine başvurularak yapılması gerektiğini belirtti.
Ayrıca, Göçmenlik ve Vatandaşlık Yasası’nın (INA), Halil’in hâkim karşısına çıkarılmasına olanak tanıyacak “habeas corpus” dilekçesi vermesini engellediği ve bu durumun New Jersey Bölge Mahkemesi’nin yargı yetkisini ortadan kaldırdığı da vurgulandı. Temyiz Mahkemesi’nin bu kararı, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin, İsrail karşıtı protestolara katılan göçmenleri gözaltına alma ve sınır dışı etme faaliyetlerini kolaylaştırıyor.
Halil’in Tutuklanma Süreci
Mahmud Halil, Columbia Üniversitesi’ndeki protestoların öncülerinden biri olarak dikkat çekiyor. 3 Mart’ta eşiyle evine girdiğinde gözaltına alındı. Halil’in avukatı Amy Greer, Halil’in yeşil kart sahibi olduğunu, daimi ikametgah statüsü bulunduğunu ve eşi ABD vatandaşı olmasına rağmen gözaltına alındığına dikkat çekti. Ayrıca, Halil’in yeşil kartının iptal edildiği bilgisi de paylaşıldı.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda, “Amerika’daki Hamas destekçilerinin vizelerini veya yeşil kartlarını iptal edeceğiz, böylece sınır dışı edilebilecekler.” şeklinde açıklamada bulundu. Avukatlarının mahkemeye başvurması sonucu Halil’in sınır dışı edilmesine geçici olarak engel konulmuştu. 20 Haziran’da ise Halil’in hakkındaki iddiaların tutukluluğu haklı kılacak düzeyde olmadığı düşünülerek kefaletle serbest bırakılmasına karar verilmişti.
