Milwaukee İslam Topluluğu Başkanı Salah Sarsour’un Sınır Dışı Kararına Tepkiler: İfade Özgürlüğü Tehlikede Mi?
Milwaukee İslam Topluluğu’nun başkanı Salah Sarsour’un avukatları, müvekkilleri hakkındaki mahkeme kararına dair yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, ABD’de 30 yıldır yasal olarak yaşayan Filistin kökenli Sarsour’un, Filistin’e verdiği destek sebebiyle ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) güçlerince 30 Mart’ta gözaltına alındığı ve 80 günden fazla süreyle tutuklu kaldığı belirtildi.
Haziran ayında, bir ABD bölge hakimi, Sarsour’un davası sürerken serbest bırakılmasına hükmetmişti. Ancak, dün görülen duruşmada, Göçmenlik Hakimi Jayme Salinardi tarafından Sarsour’un “sınır dışı” edilmesine karar verildiği ifade edildi.
Sarsour’un avukatları Patrick Taurel ve Luna Droubi, Hakim Salinardi’nin, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun “eylemlerinin dünya çapında antisemitizmle mücadele etmeye yönelik ABD dış politikasını engellediği” şeklindeki değerlendirmesine dayandığına dikkat çekti. Avukatlar, bu kararın ABD Anayasası’nda korunan “ifade özgürlüğü” hakkını tehdit ettiğini belirterek, karara itiraz için üst mahkemeye başvuracaklarını açıkladı.
Associated Press’e konuşan Sarsour, “Bugünkü karar son derece hayal kırıklığı yaratsa da pes etmeyeceğim. İfade özgürlüğü hakkını savunmak ve 30 yılı aşkın süredir evim olarak adlandırdığım ülkede kalmak için mücadele etmeye devam edeceğim,” dedi.
Wisconsin’deki en büyük caminin lideri olan Sarsour’un, ABD vatandaşı 6 çocuğu ve 10 torunu bulunuyor. Filistin haklarının güçlü bir savunucusu olarak tanınan Sarsour’un hedef alınmasının, Trump yönetiminin Filistin destekçilerine yönelik artan saldırılarının bir yansıması olarak değerlendirildiği kaydedildi.
Trump yönetiminde gündeme gelen Haziran 2025 tarihli bir memorandum, ABD Dışişleri Bakanı’na “potansiyel olarak ciddi olumsuz dış politika sonuçları” doğurabilecek yabancı uyrukluları sınır dışı etme yetkisi tanıyor. Bu bağlamda, benzer bir uygulama Filistin yanlısı aktivistler, Columbia Üniversitesi öğrencileri Mahmud Halil ve Mohsen Mahdawi için de geçmişte kullanılmıştı.
