İngiltere’deki Siyasi Belirsizlik Borçlanma Maliyetlerini Zirveye Taşıdı
İngiltere’de artan siyasi belirsizlik, ülkenin borçlanma maliyetlerini son yılların en yüksek seviyelerine çıkardı. 7 Mayıs’ta yapılan yerel seçimlerin ardından, Başbakan Keir Starmer’a yönelik istifa baskıları yoğunlaşıyor. İşçi Partisi’nin seçimlerde büyük bir yenilgi yaşaması, siyasi atmosferi gererken, Starmer istifa etmeyi düşünmediğini ve sürekli liderlik değişimlerinin ülke için zararlı olacağını belirtti. Ancak, parti içi ve muhalefetten gelen istifa talepleri giderek artıyor.
Piyasalardaki siyasi risk algısının artışı, uzun vadeli tahvil faizlerine de yansıdı. Son veriler, İngiltere’nin 10 yıllık tahvil faizinin 10 baz puan artarak yüzde 5,10 seviyesine çıktığını ve bu seviyenin 2008’den beri en yüksek olduğunu gösteriyor. Aynı zamanda, 20 yıllık tahvil faizi yüzde 5,75’e, 30 yıllık tahvil faizi ise yüzde 5,79’a ulaşarak 1998’den bu yana kaydedilen en yüksek seviyelere ulaştı.
Yerel seçim sonuçları, İşçi Partisi’nin 136 yerel yönetimden önemli bir kayıp vermesiyle sonuçlandı. Aşırı sağcı Reform UK Partisi, en çok belediye meclisi sandalyesini kazanarak dikkatleri üzerine çekti. Galler’de İşçi Partisi iktidarını kaybederken, Bölgesel Başbakan Eluned Morgan milletvekili seçilemedi. İskoçya ve Galler’de bağımsızlık yanlısı partiler güçlenirken, hiçbir siyasi oluşum tek başına iktidar çoğunluğunu elde edemedi.
Siyasi belirsizliklerin derinleşmesi, İngiltere finans piyasalarında risk algısını artırmakta olup, tahvil faizlerindeki artışın ekonomik görünüm üzerinde baskı yaratabileceği değerlendiriliyor.



