Küresel Piyasalarda Gerginlik: Hürmüz Boğazı Krizi Satış Dalgasını Derinleştiriyor
ABD Başkanı Donald Trump’ın Orta Doğu’daki askeri operasyonları genişletme talimatı vermesi ve İsrail’den gelen yeni saldırı sinyalleri, bölgedeki tansiyonu yükseltti. Bu gelişmeler, enerji arzına yönelik endişeleri artırarak petrol fiyatlarını yükseltti.
Petrol Fiyatları Artışta, Borsalar Düşüşte
Kriz ortamında Brent petrol fiyatının 105 dolara yaklaşması, küresel enflasyon baskılarını yeniden gündeme taşıdı. Enerji maliyetlerindeki artış, ekonomik büyüme beklentilerini olumsuz etkilerken, dünya borsalarında geniş çaplı bir satış dalgası görüldü. Özellikle ABD piyasalarında teknoloji ve sanayi hisseleri gerilerken, Tesla ve IBM gibi şirketlerin hisse değerlerindeki düşüşler endeksleri olumsuz etkiledi. Yarı iletken sektöründeki Intel ve Texas Instruments gibi firmaların güçlü bilançoları ise sektörel ayrışmayı ortaya koydu.
Avrupa ve Asya’da Belirsizlik Devam Ediyor
Avrupa borsaları, jeopolitik risklerin etkisi altında yön bulmakta zorlanırken, şirket bilançoları piyasaları desteklemeye devam ediyor. L’Oréal ve Nokia hisselerindeki yükselişler dikkat çekiyor. Asya borsalarında ise genel görünüm olumsuz. Japonya piyasaları pozitif bir ayrışma gösterirken, Çin ve Hong Kong borsalarında satış baskıları sürüyor.
Makro Veriler ve Yatırımcı Temkinliliği
ABD’de açıklanan güçlü PMI verilerine rağmen artan jeopolitik riskler, yatırımcıları daha temkinli bir duruşa yönlendirdi. ABD 10 yıllık tahvil faizleri yüzde 4,32 seviyesinde stabil kalırken, dolar endeksi yükseliş eğilimini sürdürüyor. Altın fiyatlarında sınırlı bir geri çekilme gözlemlense de güvenli liman talebi devam ediyor.
Türkiye Piyasalarında Gözler Yeniden Büyüme Beklentisinde
Yurt içinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, politika faizini yüzde 37 seviyesinde tutarak temkinli duruşunu korudu. Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi son işlem gününde düşüşle kapanırken, döviz kurunda yukarı yönlü hareketler dikkat çekiyor. Analistler, küresel risklerin sürmesi durumunda piyasalardaki oynaklığın devam edebileceğini ve Orta Doğu’daki gelişmelerin önümüzdeki dönemlerde piyasaların yönü üzerinde belirleyici olacağını vurguluyor.



