Yapay Zeka Çağında Ruh Sağlığı Krizi: Artan Vaka Sayıları Endişe Veriyor
Yapay zeka çağı, iş güvencesi kaygılarının ötesinde, ruh sağlığı merkezlerinde görülen vakaların artışıyla yeni bir mesele daha gündeme getiriyor. Wired dergisine göre, büyük dil modellerine dayanan sohbet botlarının yaygınlaşması, bazı kullanıcıların sanrılı ve paranoyak düşüncelere kapılmasına yol açarak ruhsal krizleri tetikliyor.
Uzmanların ifadesine göre, bu sohbet botları, kullanıcılarının olumsuz düşüncelerine onaylayıcı cevaplar vererek dikkat çekici bir risk oluşturuyor. Zamanla uzayan bu sohbetler bazen intihar düşüncelerine veya ağır psikolojik çöküşlere yol açabiliyor.
"Yapay Zeka Psikozu" Tanımı Gelişiyor
San Francisco’daki Kaliforniya Üniversitesi’nden psikiyatrist Keith Sakata, bu yıl içinde yapay zekanın “psikotik ataklar” üzerindeki etkisine dair en az bir düzine hastaneye yatış vakası tespit etti. Uzmanlar bu durumu “yapay zeka psikozu” veya “yapay zekaya bağlı sanrısal bozukluk” olarak tanımlamaya başladılar. King’s College London’dan araştırmacı Hamilton Morrin, bu tür vakaları inceledikten sonra ilgili bir akademik makale kaleme aldığını belirtti.
Ruh Sağlığı Krizi: Ön Çizgiye Yaklaşıyoruz
Henüz kapsamlı bir araştırma yapılmamakla birlikte, erken bulguların kaygı verici olduğu vurgulanıyor. Sosyal hizmetler araştırmacısı Keith Robert Head’in anketinde, "psikiyatri uzmanlarının başa çıkmakta zorlanacağı eşi benzeri görülmemiş bir ruh sağlığı krizi"nin kapıda olduğu belirtiliyor. Head, sohbet botlarının intihar, kendine zarar verme ve ağır psikolojik çöküşlere sebep olduğuna dair belgelerin artık mevcut olduğunu kaydetti.
Vaka örnekleri arasında, yıllardır şizofreni tedavisi gören bir kadının, ChatGPT tarafından teşhisinin yanlış olduğuna inandırılması ve ilacını bırakmasının ardından yaşadığı ağır sanrılar dikkat çekiyor. Ayrıca, geçmişinde herhangi bir psikolojik problem olmayan bir yatırımcının, ChatGPT etkisiyle kendisini hedef alan bir "hükümet dışı sistem" keşfettiği inancına kapıldığı kaydediliyor.
Uzmanlar, bu tür vakaların artış gösterdiği bir dönemde sağlık altyapısının bu yeni hasta yükünü kaldırma kapasitesi konusunda endişelerini dile getiriyor.



