Tarih, zulme karşı direnenlerin fedakârlıklarını unutmaz. Bu direnişçilerin mücadelesi, mazlumların umudu, zalimlerin korkusu olur. İzzeddin el-Kassam, işte böyle bir kahramandı. O, yalnızca bir lider değil, adaletin ve direnişin sembolüydü. 1935 yılında işgalci güçler karşısında verdiği onurlu mücadeleyle şehit düşen Kassam, Filistin davasının manevi liderlerinden biri hâline geldi.
Onun cesareti, zulmü kabul etmeyenlerin yüreğinde yankı buldu. Silahı yalnızca cesareti değil, aynı zamanda inancı ve halkına olan sevgisiydi. Kassam, hiçbir baskıya boyun eğmeyerek direnişi büyüttü ve hayatıyla bu davaya ışık oldu. Şehadeti, Filistin’in özgürlüğü için yeni bir dönemin başlangıcıydı. Onun adı, yalnızca bir liderin adı olmaktan çıkıp bir direniş ruhuna dönüştü.
Bugün, Kassam’ın bize bıraktığı mirası yeniden hatırlamak, Filistin halkının çektiği acılara kayıtsız kalmamak ve mazlumların yanında olmak için bir vesiledir. Çünkü onun direnişi yalnızca bir toprağın özgürlüğü için değil, aynı zamanda insanlığın onuru içindi.
İzzeddin el-Kassam’ı şehadetinin 89. yılında rahmetle, minnetle ve saygıyla anıyoruz. Onun davası, özgürlük arayışında olan herkesin davasıdır. Mücadelesi, bizlere zulme karşı susmamanın ve direnişi büyütmenin kutsallığını bir kez daha hatırlatıyor. Ruhun şad, mekânın cennet olsun.