Kıymetli okurlar
Son günlerde, İsrail Dışişleri Bakanı Israel Katz’ın Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan hakkında sarf ettiği, tüm İslami ve diplomatik değerlere ters düşen, ağır ve kabul edilemez açıklamaları en şiddetli şekilde kınıyorum. Katz’ın “Erdoğan, Saddam Hüseyin’in izinden gidiyor ve İsrail’e saldırı tehdidinde bulunuyor. Orada ne olduğunu ve nasıl bittiğini hatırlamasına izin verin” şeklindeki açıklamaları, sadece provokatif ve uygunsuz değil, aynı zamanda son derece tehlikeli bir dil barındırmaktadır. Bu sözler, Türk Milletini, İslam ümmetini ve liderlerini küçümseyen, onlara karşı açıkça düşmanca bir tavır sergileyen bir zihniyetin tezahürüdür.
Bu açıklama Müslümanların onuruna ve liderlerimizin itibarına yapılmış açık bir saldırıdır. İsrail Dışişleri Bakanı’nın bu sözleri, Türk ve İslam dünyasında zaten var olan İsrail karşıtı duyguları daha da alevlendirmektedir. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ı Saddam Hüseyin ile karşılaştırmak, sadece tarihsel ve siyasi bir cehalet değil, aynı zamanda Türk milleti şahsında İslam ümmetine karşı yapılmış açık bir hakarettir. İslam, adalet, onur ve kardeşlik üzerine kuruludur ve her Müslüman lider, bu değerleri savunma görevindedir. Erdoğan’ın İsrail’e yönelik eleştirileri, İsrail’in Filistinlilere yönelik zalimane ve adaletsiz politikalarına karşı İslami bir duruştur. Bu eleştiriler, ümmetin onurunu koruma ve zalimlere karşı çıkma yükümlülüğümüzün bir parçasıdır.
Bu nedenle, İsrail Dışişleri Bakanı’ndan yapılan bu kabul edilemez açıklama için İslam dünyasından ve tüm adil düşünen uluslardan acilen güçlü bir kınama beklenmekteyim. Ayrıca, Türkiye olarak, uluslararası alanda saygınlığımızı ve Liderimizi korumak adına her türlü diplomatik ve hukuki yola başvurmalıyız.
Türkiye, tarih boyunca olduğu gibi, bugün de hakkın ve adaletin yanında yer almaya devam edecektir. İsrail Dışişleri Bakanı’nın bu tür provokatif ve kabul edilemez açıklamalarına karşı koymak, sadece Türkiye’nin değil, adaleti önemseyen tüm ulusların görevidir. Bu gibi açıklamalar karşısında, hangi görüşten olursa olsun Sayın Cumhurbaşkanımızın arkasında olmak millet olarak hepimizin görevidir.