Beş aylık hamile olan Charlene Hutchison, bebeğinin 200 milyonda bir görülen ciddi bir kalp hastalığına sahip olduğunu öğrendiğinde derin bir sarsıntı yaşadı.
İskoçya’nın Edinburgh şehrinde yaşayan Graham ve Charlene çifti, çocuklarının aort arkı (IAA) adı verilen bir rahatsızlık nedeniyle büyük bir ölüm tehlikesi altında olduğu bilgisini aldı. Bununla birlikte, talihsiz bebeğin, büyük atardamarların transpozisyonu (TGA) adı verilen bir başka ciddi hastalığa daha sahip olduğu belirlendi.
Doktorlar, bebeğin kalbini doğru bir şekilde çalıştırabilmenin oldukça zor olduğunu ifade ettiler. Ayrıca, doğumdan sonra hayatta kalıp kalamayacağı konusunda da kesin bir öngörüde bulunmak mümkün değildi. Uzmanlar, anneye gebeliği sonlandırma önerisinde bulundu ancak genç çift, umudunu kaybetmemeye karar verdi.
2024’ün Mart ayında dünyaya gelen bebek, 18 saat süren zorlu bir açık kalp ameliyatı geçirerek hayata tutunmaya çalıştı. Doğumundan sonra aylarca hastanede tedavi gören “Albert” adı verilen bebek, bu sancılı sürecin ardından sağlığına kavuştu.
The Mirror’da yayınlanan habere göre; Albert şu an tüple besleniyor olsa da, yaşıtları gibi hareket edebilmekte ve konuşabilmektedir. Graham ve Charlene çiftinin, oğullarının sağlıklı bir şekilde büyüdüğünü görmekten duydukları mutluluk oldukça büyük.
Aort arkı (IAA), aortanın kalpten çıkıp vücuda kan pompalamak için ayrıldığı ana arterin eğrisel kısmıdır. Aorta, kalpten çıkarken üç ana bölümden geçmektedir: aort kökü, aort arkı ve aort desendens. Aort arkı, kalbin sol ventrikülünden çıkan ve vücuttaki birçok hayati organa kan taşıyan ana damar olarak işlev görmektedir.
Aort arkındaki anormallikler, çeşitli kalp rahatsızlıklarına yol açabilmektedir. Bu anormallikler doğuştan olabileceği gibi, yaşla birlikte gelişen hastalıklar da olabilir. Örneğin, aort arkı daralması veya ters gelişim gibi durumlar, kan akışını engelleyerek sağlık sorunlarına yol açabilir.
TGA, kalpte doğuştan gelen bir yapı bozukluğudur ve büyük atardamarların ters dönmesi durumunu ifade eder. Normalde, sağ ventrikülden çıkan pulmoner arter akciğerlere kan taşırken, sol ventrikülden çıkan aort vücuda oksijenli kan taşımaktadır. Fakat TGA durumunda, bu iki damar yer değiştirmiştir.
Pulmoner arter, sol ventrikülden çıkarak oksijensiz kanı akciğerlere gönderir. Dolayısıyla, oksijenlenmiş kanın vücuda ve oksijensiz kanın akciğerlere gitmesi söz konusu olmaktadır.
Sıklıkla, doğumdan kısa bir süre sonra solunum sıkıntısı ve morarma (siyanoz) semptomları gözlemlenmektedir. Bebekler genellikle hızlı nefes alır ve bu durum doğrudan tıbbi müdahale gerektirmektedir. TGA’nın tedavisi genellikle cerrahi müdahale ile yapılmakta olup, erken tanı ve tedavi son derece kıymetlidir. Damarlar cerrahinin ardından doğru konumlarına yerleştirilmekte ve bu işleme “arteriyel switch operasyonu” adı verilmektedir.