USD37,98
%0.18
EURO41,68
%-0.85
EURO/USD1,10
%-0.81
BIST9.379,83
%-1.1
Petrol65,98
%-5.93
GR. ALTIN3.710,58
%-2.27
BTC3.198.415,25
%1.16
  1. Haberler
  2. Özel Yazı
  3. Allah’ı Dil ile Zikir “Dilden Kalbe, Kalpten Hakka”

Allah’ı Dil ile Zikir “Dilden Kalbe, Kalpten Hakka”

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Allah’ı Dil ile Zikir “Dilden Kalbe, Kalpten Hakka”

İslam’ın özünde yer alan zikir ibadeti, kullar için hem dünya hem de ahiret saadetinin anahtarıdır. Zikrin en yaygın ve bilinen şekli, dil ile Allah’ı anmak, O’nun güzel isimleriyle yüceltmek ve nimetlerine şükretmektir. Ancak dil ile yapılan zikir, sadece bir telaffuzdan ibaret değildir. Kalbin zikirle uyanması ve kişinin tüm benliğiyle Rabbine yönelmesi dilden yapılan zikrin ruhunu oluşturur. Nitekim dilin zikri, kalbin zikrine bir köprüdür.

Kur’an-ı Kerim’de Allah Teâlâ bizlere, kendisini çokça zikretmemizi emrediyor: “Allah’ı çokça zikredin ki kurtuluşa eresiniz.” (Cuma, 62/10). Bu ayet, dil ile zikri açıkça vurgulamakla birlikte, müminin kurtuluşa erişmesinin yolunun Allah’ı anmaktan geçtiğini işaret eder. Rabbini dil ile zikreden kul, aslında kalbini de bu zikre hazırlamış olur. Dil zikri sürekli hale geldiğinde, bu, kalbe derin bir tesir bırakır ve kalbin Allah’ı zikretmesine vesile olur. Dil, kalbin zikrinin bir tercümanıdır; neyi zikrederse, o zikir kalpte yankı bulur.

Dil ile Zikrin Amacı ve Faziletleri

Dil ile yapılan zikir, sadece dilde kalmamalı; kulun kalbini Allah’a yönelten bir kapı aralamalıdır. Dilin hareketi, kalbin harekete geçmesi için bir davettir. Bu sebeple, “Rabbinin ismini zikret ve bütün benliğinle O’na yönel” (Müzzemmil, 73/8) ayeti, bize sadece dil ile zikretmenin değil, bütün benlik ile Allah’a yönelmenin gerektiğini öğretir. Zikrin asıl hedefi, ihsan derecesine, yani Allah’ı görüyormuşçasına ibadet etmektir. Nitekim Hz. Peygamber (s.a.v) bir hadisi şerifinde: “İhsan, Allah’ı görüyormuş gibi ibadet etmendir. Her ne kadar sen O’nu görmüyorsan da, O seni görmektedir” buyurur. İhsan derecesine ulaşmanın yolu, dil ve kalp arasında kurulan bu derin zikir bağından geçer.

Zikrin Kalpteki Tesiri

Zikrin, dilde başlayıp kalpte yankı bulması, müminin manevi hayatını canlı tutar. *“Müminler ancak o kimselerdir ki; Allah anıldığı zaman kalpleri ürperir.”* (Enfal, 8/2) ayeti, zikrin kalpteki tesirini açıkça anlatır. Allah’ın ismini sürekli anan bir kalp, zamanla gaflet perdesinden kurtulup Rabbine yakınlaşır. Zikir, kul ile Allah arasında bir sevgi bağı kurar. Bu bağ, kalbe huzur ve sükûnet verir. Zikrin özü, Allah’ı unutmamak ve hiçbir zaman O’ndan gafil olmamaktır. Çünkü gaflet, insanı dünya meşgalesi içinde Rabbinden uzaklaştıran en büyük engellerdendir.

Zikir Bir Kurtuluş Yoludur

Dil ile yapılan zikir, kalbi gafletten uyandırır ve kulun Allah’a olan yakınlığını artırır. Her hal ve durumda Allah’ı anmak, zikrin en temel amacıdır. Zira bir mümin, dil ile tesbih, tahmid ve tekbir cümlelerini tekrar ederken, aslında kalbinin de bu sözlerle uyanmasını sağlar. Bir işe başlarken besmele çekmek, Kur’an okumak, hayırlı işlerde “inşallah” demek bile birer zikir cümlesidir. Böylelikle kul, dilinden dökülen bu kelimelerle hem dünyada hem de ahirette Rabbinin rahmetine ve rızasına ulaşma yolunda ilerler.

Allah Teâlâ bizleri zikrinde daim eylesin ve ihsan makamına ulaşan kullarından olmayı nasip etsin.

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
4
_ok_yi
Çok İyi
Allah’ı Dil ile Zikir “Dilden Kalbe, Kalpten Hakka”
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Sondaki Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!