Afrika kıtası, zengin doğal kaynakları vesilesi ile Avrupalı Yamyamların yakın ilgi alanına girmiş ve kıtada bulunan 54 ülkenin önce insanlarını köle yapmışlar daha sonra da bu ülkeleri sömürge haline getirmişlerdir.
Avrupalılar kıtayı daha rahat sömürebilmek için Afrikalı insanların başından iç savaşları eksik etmemişler, savaşların neticesinde de Kıtlık, fakirlik, salgın hastalıklar, Afrika’da yaşayan milyonlarca insanın hayatını zorlaştırmıştır. Bu durumlar, ülkemizdeki sivil toplum kuruluşlarını Afrika’ya yönlendirmiş ve STK larımız tüm gücü ile insanî yardım faaliyetlerinin önemli bir kısmını bölgeye yapmaya başlamışlardır. Afrika’da insanî yardım, insanların yaşam koşullarını iyileştirmek, hayat kurtarmak ve sürdürülebilir kalkınmayı desteklemek açısından kritik bir rol oynamaktadır.
Kıtlık ve Gıda Güvenliği
Afrika, özellikle Sahra Altı Afrika bölgesi, yıllardır kıtlıklarla mücadele etmiştir. Bu durum, milyonlarca insanı açlık ve yetersiz beslenme tehlikesiyle karşı karşıya bırakmıştır. Ülkemizi temsilen bölgeye giden İnsanî yardım kuruluşları, acil gıda yardımları ve beslenme programları ile bu krize müdahale etmekte ve milyonlarca Afrikalıya gıda desteği sağlayarak hayat kurtarmaktadır. Aynı zamanda, sürdürülebilir tarım projeleriyle yerel toplulukların kendi gıda güvenliklerini sağlamalarına yardımcı olmaktadır.
Sağlık Hizmetleri ve Salgınlarla Mücadele
Afrika, sağlık hizmetlerine erişim konusunda ciddi zorluklar yaşayan bir kıta olarak öne çıkmaktadır. AIDS, sıtma, tüberküloz ve son yıllarda Ebola gibi salgın hastalıklar, Afrika’da halk sağlığını tehdit eden başlıca sorunlar arasındadır. Hatta Katarakt gibi basit sağlık sorunları Sünnet gibi dini vecibeler bile bizim stk larımız aracılığı ile çözülmektedir. Kısacası Türk İnsanî yardım kuruluşları, sağlık hizmetlerinin sunulması, hastalıkların önlenmesi ve tedavi edilmesi konularında büyük çaba sarf etmektedir.
Eğitim ve Çocuk Koruma
Afrika’da milyonlarca çocuk da eğitimden mahrum kalmaktadır. Eğitim, çocukların geleceğini şekillendiren en önemli unsurlardan biridir ve sürdürülebilir kalkınmanın temel taşını oluşturur. Türk insanî yardım kuruluşlarımız, Afrika’da eğitim projeleri yürütmekte, okullar, yetimhaneler, medreseler inşa etmekte ve çocukların eğitim almasını sağlamak için gerekli malzeme ve kaynakları temin etmektedir. Ayrıca, savaş ve çatışma bölgelerinde çocukların korunması, rehabilitasyon ve psiko-sosyal destek programları da yürütülmektedir.
Su ve Sanitasyon
Temiz suya erişim, Afrika’da yaşayan birçok topluluk için hala büyük bir sorundur. Su kaynaklarının kısıtlı olması ve hijyen koşullarının yetersizliği, çeşitli hastalıkların yayılmasına neden olmaktadır. Türk İnsanî yardım kuruluşlarımız, elektirikli ve pompalı su kuyuları açarak, su arıtma sistemleri kurarak ve hijyen eğitimi vererek bu sorunu çözmeye çalışmaktadır. Su ve sanitasyon projeleri, sağlıklı yaşam koşullarının oluşturulmasında hayati bir rol oynamaktadır.
Afrika’da Misyonerlik
Afrika’da misyonerlik faaliyetleri, özellikle 19. yüzyıldan itibaren hız kazanmış ve kıtanın sosyal, kültürel ve dini yapısında derin izler bırakmıştır. Misyonerlik, Hristiyanlığın yayılmasını amaçlayan dini bir hareket olup İnsani yardım karşılığında insanların dinini değiştirmesini hedeflemektedir. Bazı Afrika ülkelerinde bir ailenin yarı fertlerinin Müslüman diğer fertlerin ise Hristiyan olduğu sıkça görülmektedir. Aileler Hristiyan Misyonerlerin yardımlarından faydalanmak için istemeseler de çocuklarını Kiliseye göndermekte ve onların dinine girmedikçe kendilerine yardım edilmeyeceğini iyi bilmektedirler. Hiçbir ayrım gözetmeksizin yaptığı yardımlarla Türk İnsani yardım kuruluşlarının farkı tamda burada ortaya çıkıyor.
Sonuç
Afrika’da insani yardım, insanların temel ihtiyaçlarını karşılamak, acılarını hafifletmek ve daha sürdürülebilir bir yaşam sağlamak için vazgeçilmezdir. Kıtlık, salgın hastalıklar, eğitim, su ve sanitasyon gibi çeşitli alanlarda yapılan yardımlar, milyonlarca insanın hayatını doğrudan etkilemektedir. Türk İnsani yardım kuruluşlarımızın bu kritik bölgede yaptıkları çalışmalar, sadece acil durumlara müdahale etmekle kalmaz, aynı zamanda uzun vadeli kalkınma ve toplumların kendi kendine yeter hale gelmesi için de büyük önem taşır. Afrika’da insanî yardım, insanlık ve dayanışmanın en somut örneklerinden biridir. Afrikalılar Türk insanın bölgede yaptığı çalışmalarda samimiyetine inanıyor ve Türkiye’yi bir koruyucu bir hami gibi görüyorlar Bence bunun en büyük kanıtı da yakın zamanda Nijer’de Fransız sömürgeciliğine karşı yapılan yürüyüşte Türk bayrağı açılmasıdır. Nijer’in başkenti Niamey’de, meydanlara inen Fransa karşıtı 30 bin kişi, sömürgeciliğe karşı Türk bayrağı açtığına hep beraber şahit olduk. Batı Afrika ülkesi Nijer’de askeri cunta yönetimi, eski sömürgecileri Fransızları kovacağını söyledi.

Bu manada Uluslararası İnsanî Yardım Derneği ‘ne, Bünyamin Başkan ve Ekibine ve Bir Yudum Mutluluk Derneği ile sizlerle beraber çok güzel işler gerçekleştiren Kıymetli Dora Hanıma çok teşekkür ederiz İzmir’deki Kardeşlerimiz ve Vatandaşlarımız adına. Sağolun .
Çok güzel bir mevzuya değinmişsiniz hocam, teşekkürler