Zikir, Allah’ı anmak, hatırlamak, O’na dua ve ibadet etmek anlamına gelir. Zikir, kalbin dirilişi, ruhun huzuru ve imanın yenilenmesidir. Rasûl-i Ekrem Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem), zikir hakkında şöyle buyurmuştur:
“Rabbini zikredenlemeyenın hâli, diri ile ölünün hâli gibidir.” (Buhârî, Deavât, 66)
Bu hadisler, ehl-i zikr olanlar için büyük bir müjdenin olacağını. Zikreden kişi diri, zikretmeyen ise ölü hükümdedir. Zikrullahın çeşitleri çoktur; Lafza-i Celâl, Kelime-i Tevhid ve Esmaü’l-Hüsna’yı anmak bunlar arasındadır. Zikirden gafil olan kimseler, dünya işlerinde başarılı görünseler bile batınen eksiklikler içindedirler. Oysa zâkir bir kalp, dünya işlerinde meşgul olsa bile Allah’ı anmaktan geri durmaz. Bu, Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle övülmüştür:
“Öyle ricâl vardır ki ticaret ve alışveriş onları Allah’ı zikretmekten alıkoymaz.” (Nûr, 37)
Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem), “İmanınızı sürekli yenileyiniz.” diye buyurduğunda sahabeler, “Ey Allah’ın Rasûlü, imanımızı nasıl yenileriz?” diye sordular. Cevap açıktı:
“Lâ ilahe illallah zikr-i şerîfini çok yapınız.”
Bu kelime, imanın özü, insanın huzuru ve kurtuluşun anahtarıdır. Peygamber Efendimiz, bu zikri samimiyetle yaşayan kişinin cenneti hak sahibinin müjdelendiğini:
“Bir kişi tam bir samimiyetle ‘Lâ ilahe illallah’ derse, göklerin kapılarının ona açılması ve o kelime arşa ulaşması.”
Allah’ı zikreden topluluklara meleklerin kuşatıcı rahmeti iner, üzerlerine sekîne (manevi huzur) gelir ve Allah onların övgüleriyle anar. Ancak Allah’ı zikretmeden bir meclisten kalkanlar için Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuştur: “Bir kavim, bir mecliste Allah’ı zikretmeden kalkarsa, sanki eşek lesi yemiş gibi kalkmış olurlar.
Zikir, yalnızca bireysel bir ibadet değil, toplumsal bir rahmet vesilesidir. Birkaç kişinin bir araya gelerek Allah’ı zikretmesi, onların dünya ve ahiret saadeti için bir kurtuluş anahtarıdır. Zikir, müminin ruhunu ve kalbini diri tutan en önemli ibadetlerden biridir. Zikir ehli olmak, insanı fani dünyadan ebedi huzura ulaştırır. Rabbimiz, kalplerimizi zikriyle huzura erenlerden ve lisanımızı tevhid bayrağıyla süsleyenlerden eylesin. Unutmayalım, zikirle dirilen gönüller asla ölmez!