USD45,91
%0.47
EURO53,42
%-0.06
EURO/USD1,16
%-0.07
BIST13.662,75
%-1.64
Petrol96,10
%2.87
GR. ALTIN6.658,45
%-0.88
BTC0,000000
%0
  1. Haberler
  2. Ekonomi
  3. Sigortanın Yeni Fonksiyonu: Hasar Ödeme Yerine Riskten Kaçınma

Sigortanın Yeni Fonksiyonu: Hasar Ödeme Yerine Riskten Kaçınma

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

İklim Krizi Sigorta Sektörünü Yeniden Şekillendiriyor

Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Genel Sekreteri Özgür Obalı, iklim krizinin etkileriyle birlikte sigortanın rolünün değişmekte olduğunu belirtti. Geleneksel sigorta anlayışının, yalnızca meydana gelen zararlara ödeme yapmakla sınırlı kalmayıp, aynı zamanda şirketleri, yatırımları ve şehirleri risk azaltmaya yönlendiren bir aktör olması gerektiğinin altını çizdi. Obalı, “Riskini azaltan daha düşük prim öder; gerekli önlemleri almayan ise daha yüksek primle ya da teminat bulamamakla karşılaşabilir” ifadelerini kullandı.

Geleneksel sigorta modeli, hasar meydana geldikten sonra devreye girerken, yeni bir yapılanma ile riski önceden görme ve bu riskleri azaltma odaklı bir sisteme geçiş yapılıyor. Obalı, sadece hasarı finanse etmenin yeterli olmadığını; asıl amacın o hasarın gerçekleşmemesi için uygun koşulları yaratmak olduğunu vurguladı.

Türkiye Sigorta Birliği’nin (TSB) 9-20 Kasım tarihlerinde Antalya’da gerçekleştirilecek COP31 toplantısına katılımı sırasında vermek istediği ana mesaj da bu yönde. Sigortanın, iklim dönüşümünün sadece finansal güvencesi değil, aynı zamanda önleyici bir aktör olması gereken bir konumda olduğunu belirtti.

Yeni Dönemde Sigortanın Rolü

Obalı, sigortanın davranışları değiştirmeye yönelik yeni işlevlerden birinin, riski fiyatlamanın ötesine geçmek olduğuna dikkat çekti. Sigortayı sürecin içinde disipline edici bir unsur olarak kullanmaya yönelik çalışmalar yapıldığını belirten Obalı, “Denetleme yalnızca yasaklama veya cezayla değil, sigorta primi ile de yapılabilir” dedi.

Bu yeni yaklaşım, sigortayı hasarın ardından devreye giren bir ödeme mekanizması olmaktan çıkararak, yatırım kararlarının erken aşamalarına taşıyor. Risk mühendisleri, büyük tesislerde yangın önlemlerinden çevresel risklere kadar birçok unsuru değerlendirerek, eksiklik tespit edilen durumlarda işletmelerden yatırım yapmalarını talep ediyor.

Obalı, bu yaklaşımın özellikle yüksek yangın riski taşıyan sektörlerde önem kazandığını ifade etti. “Gerekli risk azaltıcı yatırımları yapmayan firmalara teminat vermekten kaçınıyoruz, çünkü sigortacılık, kesinleşmiş bir zara değil, gerçekleşme olasılığı bulunan bir riski kapsar” dedi.

Yeşil Dönüşüm ve İnovasyon

İklim değişikliği bağlamında, sigorta sektöründe bir diğer önemli dönüşüm yeşil dönüşüm alanında yaşanmakta. Uluslararası sigorta şirketleri, fosil yakıt kullanan tesislerden teminatlarını sınırlama yoluna giderken, yeşil odaklı yatırımlara daha cazip prim teklifler sunmaya başladılar. Obalı, “Bu alanda önemli bir teşvik mekanizması bulunuyor; yeşil dönüşüme önem veren şirketler daha düşük primle sigorta alabiliyorlar” diye belirtti.

Obalı aynı zamanda, finans sektörü, sigorta sektörü, şirketler ve kamu arasında koordineli bir hareketin gerekliliğine işaret ederek, dönüşümün hiç bir sektör tarafından tek başına hızlandırılamayacağını vurguladı.

Parametrik Sigorta ile Yeni Fırsatlar

Tarım sektöründe yaşanan iklim değişikliğinin etkilerini azaltmada bir diğer önemli araç ise parametrik sigorta olarak öne çıkıyor. Geleneksel sigorta sisteminin zorlukları nedeniyle, koşullara dayalı özel ödeme modelinin devreye girmesi, tarımsal üretim için hızlı ve etkili bir çözüm sunuyor. Obalı, parametrik sigortanın avantajlarını sıralayarak, “Bu modelin geliştirilmesi için veri ve altyapının hazırlanması gerekiyor” dedi.

COP31: Eyleme Geçiş Zamanı

TSB, COP31’i sigorta sektöründe somut iş birliklerinin ve uygulamaların hayata geçirileceği kritik bir fırsat olarak değerlendiriyor. Obalı, “Güzel mesajlar vermek yeterli değil, bunları uygulamaya geçirebilirsek başarılı olacağız” şeklinde konuştu. Toplantıda, kamu ve özel sektör iş birliğiyle afet riskini azaltmak için modellerin geliştirilmesi, veri paylaşımının artırılması ve uluslararası iş birliklerinin güçlendirilmesi hedefleniyor.

Obalı, Türkiye’nin bu alandaki önemli deneyimlerinin özellikle DASK ve TARSİM gibi kamu-özel sektör iş birliğine dayalı modeller olduğunu ifade ederek, bu iyi örneklerin uluslararası düzeyde dikkat çekebileceğini dile getirdi. COP31’de bir çalışma ve iş birliği platformu olarak tasarlanan “Sigorta Evi’nin, global paydaşların da bir araya geleceği önemli bir alan olacağını belirtti.

Sigortanın Yeni Fonksiyonu: Hasar Ödeme Yerine Riskten Kaçınma
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Sondaki Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Sondaki Haber ile Sohbet Et

Sondaki Haber ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.