İklim Krizinin Kırsal Topluma Etkisi: Türkiye’de Orman Yangınları ve Yeniden İmar Çabaları
Başak Nur GÖKÇAM
Küresel ölçekte iklim değişikliğinin yarattığı tahribat, yıllık 300 milyar doları aşan ciddi bir ekonomik yük oluştururken, bu felaketlerin en büyük yükünü kırsal bölgeler taşımakta. Türkiye’de 2021 yazında meydana gelen orman yangınları, 15 gün gibi kısa bir sürede 75 farklı noktada meydana gelerek yaklaşık 60 bin hektarlık bir alanı etkiledi ve 52 bin hektar orman varlığı kaybına yol açtı.
Yangınların odak noktası olan Muğla’nın Marmaris ve Milas bölgelerindeki arıcılık, zeytin yetiştiriciliği ve kırsal turizmle geçinen köyler, bu felaket nedeniyle tek bir gecede tüm ekonomik gelir kaynaklarını kaybetti. Çam balının üretiminde temel rol oynayan çam ağaçlarının yok olması, bölgedeki sosyo-ekonomik dengenin sarsılmasına sebep oldu. Ancak, doğal afetlerin ardından uygulanacak rehabilitasyon stratejilerinin etkinliği, sahada toplanan bilimsel verilerle değerlendirilebiliyor.
Bu bağlamda, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Fen Fakültesi Uygulamalı İstatistik Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Burcu Mestav tarafından yürütülen ve Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) etki zinciri modeline dayanan araştırma, OPET’in afet sonrası başlattığı ‘Doğaya Saygı Projesi’nin sosyo-ekonomik etkilerini ortaya koymakta.
Afetten doğrudan etkilenen Marmaris’in Bayır ve Osmaniye ile Milas’ın Çökertme, Gökbel ve Bozalan köylerinde gerçekleştirilen saha araştırması, 293 katılımcıyla yapıldı. Araştırma sonuçları, katılımcıların %82,5’inin 20 yıldan fazla süredir bölgede yaşadığını ve bu sürecin, yangın öncesi ve sonrası memnuniyet kıyaslaması yapabilme yetisi sağladığını doğruladı.
Araştırmanın güvenilirlik katsayısı, uluslararası standartlarda “mükemmel” olarak değerlendirilen 0,973 seviyesinde. Katılımcıların %77,9’u OPET tarafından yürütülen sosyal ve ekonomik rehabilitasyon çalışmalarını başarılı veya çok başarılı buluyor. Genel memnuniyetin 100 üzerinden 79,1 puana ulaşması, projenin “Devam Ettirilmeli ve İyileştirilmelidir” kategorisine girmesine işaret ediyor.
Dönüşüm Sürecinin Etkileri
Yürütülen analiz, OPET’in gerçekleştirdiği fiziksel altyapı iyileştirmelerinin toplumsal değere dönüşüm süreçlerini ve bu süreçler arasındaki güçlü ilişkiyi net bir şekilde ortaya koymakta. Katılımcıların %79,9’u bölgedeki olumlu gelişmelerin doğrudan OPET’in Doğaya Saygı Projesi sayesinde gerçekleştiği görüşünde. Ayrıca, %52,6’lık bir kesim, bu destekler olmasaydı köylerinde toparlanma yaşanmayacağına dikkat çekti.
Kadınların Güçlenmesi ve Ekonomik Etkiler
Araştırmanın dikkat çeken bir diğer sonucu, cinsiyet eşitliği ve hane ekonomisine sağlanan katkılar oldu. Halk Eğitim Merkezleri ile iş birliği içinde düzenlenen meslek kurslarına katılanların fayda algısı 5 üzerinden 4,30 puana ulaşırken, kadınların ekonomik güçlenmesi ise 4,15 seviyesinde belirlendi. Yöresel ürünlerin satışına yönelik stantların aile bütçesine katkısını ifade edenler %73,7 oranında çıktı. Yangın sonrası moral ve dayanışma etkinlikleri, psikososyal travmanın atlatılmasında önemli bir rol oynadı.
Sıfır Atık Hareketi ve Toplumsal Değer
OPET Yönetim Kurulu Kurucu Üyesi Nurten Öztürk, bölgedeki dönüşümün insanların yaşamına kalıcı katkılar sağlamak amacıyla gerçekleştirildiğini vurguladı. Ayrıca, Muğla’daki büyük yangınların ardından çevre bilincini artırmak amacıyla başlatılan çevre temizliği seferberliği, Türkiye genelinde 60 gün içinde tamamlandı ve 9 bin 500 kilometre yol alarak iki ton atık toplandı.
Stratejik Yol Haritası
ÇOMÜ tarafından gerçekleştirilen araştırma, geleceğe yönelik sürdürülebilirlik stratejilerini ortaya koydu. Analiz, katılımcıların sosyo-ekonomik katılımında kadının rolünü vurgularken, özel sektör desteğinin devamı için yerel kapasitenin güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.
Bu bulgular, afet sonrası yaşanan sosyal ve ekonomik dönüşümün OPET’in Doğaya Saygı Projesi sayesinde büyük ölçüde gerçekleştiğini gösteriyor.



