Alman Sanayiciler Ekonomide Derin Bir Krizle Yüzleşiyor
Alman Sanayi Federasyonu (BDI) Başkanı Peter Leibinger, Almanya’nın tarihindeki en derin ekonomik krizle karşı karşıya olduğunu belirtirken, federal hükümetin bu duruma yeterince kararlı bir yanıt veremediğini vurguladı. Leibinger, bu yıl sanayi üretiminin %2 oranında daralmasını beklediklerini ifade etti. Bu, sanayi üretiminde arka arkaya dördüncü yıl düşüş yaşanacağı anlamına geliyor.
Alman sanayiciler, ülkenin sanayi üretiminin 2025 yılı itibarıyla %2 daha az olacağını öngörüyor. BDI, önceki tahminlerinde bu yıl üretim düşüşünü %0,5 olarak açıklamıştı. Buna karşın, Avrupa Birliği’nde sanayideki durgunluğun sona erdiği değerlendirmesi yapılırken, bu yılki üretim tahmininin eksi %1’den %1’e revize edildiği kaydedildi.
Küresel mal ticaretinin %4 artması ve gelişmekte olan pazarlardan yapılan mal ihracatının %5 yükselmesi beklenmekte iken, gelişmiş ekonomilerden yapılan ihracatın %2 artması öngörülüyor. Ancak, 2025’te mal ihracatında iki yıllık düşüşün sonrasında nominal bir artış beklenmiyor.
Leibinger, ekonominin genel durumuna dair “Bu döngüsel bir gerileme değil, yapısal bir düşüş” ifadesini kullandı. Üretimin, son dokuz çeyrekte devamlı olarak daraldığını savunan Leibinger, 2018 yılındaki zirveden oldukça uzak olunduğuna dikkat çekti. Son verilere göre, üçüncü çeyrekte üretim bir önceki çeyreğe göre %0,9 ve yıllık bazda %1,2 azalma gösterdi.
Gelecekteki ekonomik büyüme ve rekabet gücünü artırmak için kararlı bir politika dönüşümüne ihtiyaç olduğunu belirten Leibinger, her geçen ayın istihdam ve refah kaybına neden olacağını savundu. Hükümete, bireysel tüketim yerine yatırımlara öncelik vermesi ve yeni projelere yönelik özel fonları şeffaf bir şekilde kullanması çağrısında bulundu. Ayrıca, bürokrasinin azaltılması gerektiğini söyleyerek, “Hükümetin kemer sıkma önlemleri iyi bir başlangıç, ancak işletmelerin günlük faaliyetlerinde hissedebileceği kapsamlı bir rahatlama sağlanması şart” dedi.
Alman imalat sektörü, ülkenin ekonomisinin beşte birine denk gelirken, küresel ekonomik yavaşlama, artan Çin rekabeti ve Rusya-Ukrayna savaşının ardından gelen yüksek enerji maliyetleri, sektör üzerinde olumsuz etki yaratmaya devam ediyor.



