Fenerbahçe tribünlerine göz atıldığında, bazı taraftarların “Ali Koç istifa” sesleri yükseltmek için, takımın gol yemesini beklediği görülüyor. Bu durum gerçekten üzücü bir hal almış durumda. Maçın başında çalan merhum Ferdi Tayfur’un “Bana sor, mutsuzluğu bana sor” şarkısı, aslında Fenerbahçe taraftarının duygularını özetler nitelikte. Fenerbahçeli olmak, mutluluğun bir ifadesi olmalı; bu takımı yalnızca şampiyonluklar için sevmek yeterli değil.
Fenerbahçe formasının, sorumluluk almayı gerektirdiği bir gerçek. Bu hususu, başta Levent Mercan olmak üzere, takımdaki 7 oyuncuya da hatırlatmak lazım. Geri ve yan pasların herkes tarafından yapılabildiğini unutmamalılar. Mourinho’nun stratejisi, Kostić’in sol kanattan yapacağı ortalar üzerinden pozisyonlara ulaşmak üzerine kuruluydu. Bu planın işlediğini söylemek mümkün, ancak sağ kanatta Tadić’in etkisizliği dikkat çekiyordu. Merkezde gerekli desteğin verilmemesi sonucunda, Hatayspor gibi ligin zayıf ekiplerinden birine bile yeterli sayıda pozisyona girilemedi.
Sevgili dostlar, sezon başından beri düşündüğüm konu, Fenerbahçe’nin oyuncu ve oyun kalitesini 2-3 adım yukarı taşıması gerektiği. Bunun yanı sıra, taraftar kalitesinin de eski seviyesine döndürülmesi elzem. Kulüp politikalarının takıma olumsuz etkileri oldukça belirgin hale gelmiş durumda. Mourinho gibi zeki bir teknik adamın, sezonun ilk yarısında bazı gerçekleri fark etmesi gerekli. Aksi takdirde, zor bir süreç bekliyor gibi görünüyor.
İNANMIYORLAR – GÜRCAN BİLGİÇ
Maç nasıl değerlendirilmelidir? Bir önceki gün Galatasaray maçındaki hakem kararlarıyla kafasında “Ne olacak ki kazansak” düşüncesiyle sahaya çıkan bir takım görüntüsü çiziliyor. Yoksa rakip kaleye giderek “yavaş yavaş” pozisyonlar yaratmayı deneyen ve “Büyük bir fark olmalıydı” dedirtecek kadar çok fırsat harcayan bir takım mı? Kalecisinin yere yatmadığı bir karşılaşmada “Şimdi bir gol yiyecekler” kaygısını yaşatıp, rakibini bu denli oyuna sokan “kararsız ve telaşlı” bir görüntü mü var sahada? Galibiyeti getiren iki golü atan En-Nesyri’nin kaçırdığı fırsatlarla birlikte, “Bunu nasıl yapmış olabilirler” dedirten anlar mı? Ezeli rakiplerinin taraftarları, hakem kararlarıyla kazanılan maçı sevinç içinde kutlarken, Kadıköy’deki Fenerbahçeliler takım, oyuncular ve rakip konusunda unutkanlık yaşayarak, yönetim ile olan hesaplaşmalarına dalmış durumdalar.



